Ölüdeniz, Muğla'ya 128 km, Fethiye'ye 12 km uzaklıktadır. Bölge,
kıyıların olağanüstü manzara güzellikleri, doğası ve doğa sporları
aktivitelerine uygun bir bölge olması sebebiyle 1983 yılında Tabiat
Parkı ilan edilmiştir.
"Tanrının Dünyaya bahşettiği cennet" olarak
adlandırılan Ölüdeniz, ülke dışına taşan ünü ile dünyaya mal olmuş bir
turizm merkezi.
Çarpıcı güzelliğe sahip Ölüdeniz, adı gibi sakin ve
kıpırtısız. Fethiye'ye 12 km uzaklıktaki Ölüdeniz, çamların arasında
uzanan yoldan sonramavisiyle birden bire çarpıyor insanı. Kıyılara kadar
uzanan yemyeşil çam ormanları, içinde yeşilin, mavinin ve morun her
tonunun görülebileceği ılık denizi, uzun kumsalı ile Ölüdeniz bir dünya
harikası.
Son yıllarda, 1975 m. yükseklikteki Babadağı'nın doruklarından
paraşütle atlayanlar, dünyanın en nefes kesici manzarasıyla
karşılaşıyor. Yılın on ayı denize girme olanağı sunan bu eşsiz koyda çok
sayıda turistik tesis, restoran, alışveriş merkezi ile üniteler
bulunuyor.
Ölüdeniz'e ait onlarca efsane bulunuyor. Bunlardan birine göre;
Denizci baba-oğul derin maviliklerde yol alırken çok güçlü bir fırtına
çıkmış. Fırtınadan kurtulacakları sığınabilecekleri sakin bir koy
olduğunu söyleyen denizci genç, babasını bir türlü inandıramamış,
aralarında müthiş bir kavga çıkmış kavga sırasında yanlışlıkla çarpan
kürek darbesiyle genç çocuk denize düşmüş ve ölmüş, daha sonra babası
genç denizcinin bahsettiği o sakin koyu görmüş ve oğluna inanmış ancak
işten çoktan geçmiş.
Diğer bir efsane göre ise;
baba-oğul denize açılırlarmış. Genç denizci, Belcekız adlı bir kıza
aşık olmuş ve su almak için her fırsatta Belcekız'ı görmeye gitmiş. Bir
gün babasıyla denizde ilerlerken fırtınaya tutulmuşlar. Genç denizci
babasına sakin bir koydan bahsetmiş ancak, babası oğluna inanmamış, genç
oğlunun aşık olduğu kızı görmek için bahane uydurduğunu zannetmiş ve
çok sinirlenmiş. Bu sırada o sinirle oğlunu denize itmiş. Genç
denizcinin cesedi sahile vurmuş, aşık olduğu gencin cesedini gören kız
ise bu acıya dayanamayarak intihar etmiş. Genç Kızın intihar ettiği yere
Belcekız, genç denizcinin öldüğü yere de Ölüdeniz denmiş. Ölüdeniz’de
950 hektarlık alan Kıdrak Tabiat Parkı ilan edildi ve koruma altına
alındı. Ölüdeniz Lagünü ve Kıdrak Plajını kapsayan bu alan aynı zamanda
SIT bölgesi ve özel çevre koruma alanı içinde kalıyor. Bölgede MELSA’ya
ait bir de el sanatları satış yeri bulunmakta ve yörenin el işi
ürünleri satılıyor.
Kelebekler Vadisi: 8 Şubat 1995'de 1.
derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan
kayalık ve çamlık vadide milyarlarca kelebeğin kayalarda, ağaçların
gövdelerinde ve yapraklarında bulunup etrafı sarmasından dolayı bu ismi
almıştır.Vadiye ulaşım Ölüdeniz'den kalkan teknelerle sağlanır.
Kelebekler vadisi kumsalında konaklama tesisi yoktur. Çadır kurularak ya
da üzeri çalı ve yapraklarla kaplı çardaklarda, ağaç dalları arasına
kurulmuş teraslarda konaklanmak mümkündür.
Gemile
Adası: FethiyeÖlüdeniz beldesinde batısında ve takriben 7 km.
uzağındadır. Adada M.S. 5-13. yüzyıllarda yapıldığı anlaşılan Bizans ve
Roma devirlerine ait ev, depo, sarnıç ve kilise kalıntıları
bulunmaktadır. Gemile Adası, koruması gerekli tarihi değerlerden
biridir.
Adalar ve plajlar: Fethiye sahilinde
ve Ölüdeniz sahilinde bulunan teknelerle yapılan gezilerde Aya Nikola
Adası, Gemile Koyu, Karacaören, 12 adalar ve Göcek'i gezmek mümkündür.
Ölüdeniz her bütçeye göre restoran, Pizza, cafe, Fast-food türü yemek
yenecek bir çok yer barındırıyor. Çarşı içinde disko-barlar gerek
dekorları gerekse çaldıkları müzik ile dikkat çekiyorlar. Kiminde Davut
Güloğlu”nun “Oy Nurcanım” adlı parçası çalınca tüm turistler sokağa
uzayan halaylar çekiyor kimisinde “Bıdı Bıdı Çekirge” parçasında
kahkahalar kopuyor.
Asena caddesinde Belcekızın sevilen barlarından biri olan “Tequila Bar
“Kovboy şapkalı servis elamanlarınca servis edilen özel kokteyleri,
düzenledikleri “Lady is Night”, Orman Partisi, 60 lı ve 70 li yılların
müziği ile dikkat çekiyorlar.