Çok
eskiden 23 hanede 52 kadın ve 49 erkek 101 nüfuslu Belek, Tisalya
Muhaciri Köyü olarak bilinir. Tisalya muhacirlerin memleketteki
köylerinin adı Başyiğittir. Tisalyada çoğalamadıkları bir bedduaya
atfeden köylüler bu ismi terk etmişler ve sakin oldukları kumluk sahanın
eski ismi olan (Belek) köy adı olarak kalmıştır. Daha ileriki yıllarda
bu köye Yörüklerde yerleşmiştir.
Köyün bulunduğu
Acısu”nun denize yaklaştığı yer bir tarafı deniz bir tarafı Kadriye köyü
olup tamamı ile kumluk ve ormanlıktır. Mükemmel bir manzarası vardır.
Yazın bile kurumayan yerinden sızmış sular göçlükler gibidir. Çam
ormanlarının ekserisi fıstık çamıdır. Fundalıklarla kaplıdır. Avcılığa
müsaittir. Mücahirler burayı satın alarak iskan edinmiştir. Arazi
ziraata elverişli olmadığından bitişik Eminceler köyünle ortaklık
yaparlar ve tedricen o köyden arazi edinmektedir. Halkın geçimi çokça
tütün sayesindedir. Ev haflıları gübre ile ıslah edilerek kokulu tütün
yetiştirmeye muvaffak olmuşlardır. Sığırlarının orman içinde serbest ve
diğer köylülerin hayvanları ile karışımından dolayı en iyi çift öküzü bu
köyde yetişirdi. Sonradan eski şöhreti kalmamıştır. Acısu”un adeta bir
dalyan vazifesi görecek kadar derin ve mahfus olmasından dolayı denizden
çok nefis balıklar tutulmaktadır. Halk turizm gelişinceye kadar geçimi
balıkçılık, pamuk ve kendi bahçelerinde yetiştirdikleri biber, tütünle
sağladı. Bazı kesim ise hayvancılıkla sağladı.
Belek
Akdeniz”in kıyısında kendine özgü ormanları ile oldukça farklı özelliğe
sahip bir turizm cennetidir. Belek”in doğal güzelliği 1984”te
keşfedilmiştir. Ve Belek Turizm Merkezi olarak ilan edilmiştir.
Belek
1999 yılında köy statüsünden çıkıp Belde olmuştur. 2004 yılında da iki
mahalleye ayrılmıştır. Çam ormanları ile dolu olan alana Çamlık
Mahallesi, diğer mahalleye Akdeniz adı verilmiştir.
MS 2.Yüzyılda yerleşim yeri olarak kullanılan Serik-Belek de ilk olarak
Bergama Krallığına bağlı halk yerleşmiştir.Bölgeye Batı Trakya Türkleri
Balkan savaşı sırasında yerleşirken,Girit savaşı sırasında da Girit
Türkleri yerleşmişlerdir.Bu nedenle burada yerleşen halka
Muhacir(Tisalya Muhacirleri) ismi verilmiştir.Ancak bir batıl inanış
nedeni ile bu ismi eski isimleri olan Belek ile değiştirmişlerdir.İlerleyen
dönemler de Belek köylerine yörükler gelerek yerleşmişlerdir. Belek
köyü Acısu’nun denize yakın olan bölümünde deniz,kumluk ve orman alandan
oluşmaktadır.Konumunun gereği muhteşem bir manzaraya ve doğal güzelliğe
sahiptir Belek.
Belek halkı bölge de turizm gelişmeden önce
balıkçılık,pamuk ve tütüncülük ile geçimlerini sağladılar.Belek köyünün
ormanlık bölgelerinde ise sığırcılık geçim kaynağı idi.1984 Yılında
doğal güzelliklerin keşfedilmesi ile Belek Antalya’nın olduğu kadar
Türkiyenin ve Dünyanın da adını sıkça duyduğu bir Turizm cennetine
dönüştü.Antalya’ya uzaklığı sadece 40 Km.olan Belek ,5 Yıldızlı
Otelleri,Tatil Köyleri,Mavi Bayraklı Plajları,Dinler Bahçesi,Golf
Tesisleri ve Doğa sporları ile Uluslararası platformda da dikkat çeken
turizm merkezlerinden biri olmuştur.
ASPENDOS
Aspendos,Belek’in 8 Km.doğusunda Köprüçay
mevkiinde yer almaktadır. Antik Çağ da Pamfilya olarak anılan
Aspendos’un Truva savaşları zamanında bu bölgeye göç ile gelen Grekler
tarafından kurulduğu rivayet edilmiştir.
15.000 Kişilik kapasitesi
ile tarihin en iyi korunmuş Roma Tiyatrosudur Aspendos Tiyatrosu.
Aspendos yolu üzerinde Köprü ırmağı ve tiyatro yakınlarında da
Anadolu’nun en uzun su kemerlerini,bazilik ve agora’yı görebilirsiniz.
“İtalya,
Fransa, Dalmaçya ve Afrika’da amfitiyatrolar, Mısır ve Yunanistan’da
tapınaklar, Girit’te saraylar görmüş olabilirsiniz. Antik çağdan
günümüze gelen kalıntılara belki doydunuz veya belki onlardan hiç
hoşlanmadınız. Ama Aspendos’taki tiyatroyu henüz görmediniz”
D. G. Hogarth – 1909
“Ben
kendi adıma, tiyatronun içerisine ilk girdiğim an benliğimi saran
hayranlık duygusunu asla unutmadım: Bu daha önce gördüğüm hiç bir şeye
benzemiyor.”
George E. BEEN
PERGE
Antik
çağda Kilikya ve Pisidya Ticaret yolu üzerinde bulunması ve deniz
kenarında yer almayışından dolayı korsan baskınlarından uzak önemli bir
Pamfilya şehridir Perge.Antalya’nın 18 Km.doğusunda yer almaktadır.
MÖ
7.Yüzyılın ana tanrıçası Perge Artemisi olan Perge hristiyanlar içinde
önemli bir kent olma özelliği taşır.Perge yazıtlarında yer almasına
rağmen Artemis tapınağı halen bulunamamıştır.Ancak tarihin gün yüzüne
çıkardığı nekropol,surlar,gymnasium,hamam ve anıtsal çeşme Perge de
ziyaretçilerin akınına uğruyor.
Perge’nin Hititler tarafından
kurulduğu geçer tarih kitaplarında.Perge Şehir kapısı,iki yüksek
kulesi,hamamları,agorayı çevreleyen uzun sütunlu yolu ve tabiiki Perge
tiyatrosu ile ünlüdür. Perge tiyatrosu da 12.000 kişilik kapasiteye
sahip ve greko-Roman sanatının izlerini taşır.
3 DİNİ BULUŞTURAN DİNLER BAHÇESİ
Belek
de bulunan Dinler Bahçesi 3 dinin ibadethanesini bulunduruyor.
Cami,Kilise ve Sinagog’un bir arada buluştuğu Belek Dinler Bahçesi
yapıldığı 2004 yılından bu yana yoğun bir turist akınına uğruyor.
Turistlerin hem ziyaret hem de ibadet nedeni ile ziyaret etiiği Belek
Dinler Bahçesi Kudüsten sonra 3 dinin buluştuğu tek yer.
Belek Turizm
Yatırımcıları Birliği-BETUYAB yetkilileri,Müslümanlardan sonra en çok
Almanların ilgisinin yoğun olduğunu ifade ederken Belek Dinler bahçesi
ile Antalya Belek’in Hoşgörü merkezi olarak anıldığını belirtti.
Belek
Dinler Bahçesi‘nde yer alan Cami Cennet Bahçesi ,Kilise Ruhullah
anılırken Sinagog için özel bir isim verilmemiş.Hoşgörü merkezi Belek
Dinler Bahçesi,Türk ziyaretçiler ile birlikte Almanya,Rusya,Avusturya,
İngiltere ve İsrail’den özel olarak gruplarıda misafir ediyor.
Antalya Belek'te yer alan konaklama tesislerinin marifetli ahçıları
tarafından hazırlanan yemekler süslü dekorları ilginç garnilerle adeta
açık büfede podyuma çıkıyor. Yemek için National Golf Club tercih
ederseniz sizi bekleyen iki seçenek var. Birincisi göl manzaralı, Barlı,
"Club House Restoran" uluslar arası mutfaklı alakart. Diğeri, çam
ağaçları altına kurulu göl kıyısında 300 kişi oturma kapasiteli "Park
Restoran". Menüde Türk yemekleri,barbekü, yarı ızgara çeşitleri taş
ocağında yapılan pide ve gözlemeler yenilip yerli ve yabancı şarap
türleri içilebiliyor.Antalya'dan ayrılırken ne alabilirim diye düşünüp
kahvaltı sofranıza bir fark katmak isterseniz, kent merkezinden karpuz,
patlıcan, bergamut, turunç gibi reçeller alabilirsiniz.